Skip to main content

Aktarım Çemberi: Yaşayan Dokuma

(Önceki adıyla: Bibliyoterapi)

Bu alan bir zamanlar Via-Hygeia Bibliyoterapi olarak anılıyordu. Yıllar boyunca bu kavram işimizi sergilememize alan açtı; doğru metni doğru anla buluşturan bir yöntemi tarif ediyordu. Ancak her yöntem, bir araçtır, bir yuva değil. Yeni bir eşikten geçerken, birlikte kurduğumuz şeyin yalnızca bir hizmet değil, bir Aktarım Çemberi olduğunu görüyoruz.

Bir zamanlar “mütevazı bir İskenderiye Kütüphanesi” olarak anılan girişim, şimdi başka bir imgeye dönüşüyor: Yaşayan Bir Dokumaya. Burada metinler arşivlenmiş olan sessiz birer nesne değildir. Onlar çözülüp yeniden örülen canlı ipliklerdir; birbirine temas eden anlam hatlarıdır. Sadece bilgi taşımaz, aynı zamanda yön verirler, bağ kurarlar. Arayanı bilgeye, geçmişi şimdiye, bir kalbi başka bir kalbe görünmez bir dokuma gibi bağlarlar.

Reçeteden Olgunlaşmaya

Kadim kütüphane girişlerine kazınmış o eski söz hâlâ kulaklarımızdadır: “ruhun şifası.” Aristoteles’in okumanın içsel dengeyi yeniden kurduğuna dair sezgisi de öyle. Samuel Crothers’ın 1916’da ortaya attığı biblioterapi (biblion: kitap, therapeia: iyileşme) kavramı da bir hakikati işaret eder: metin, insan ruhuna temas edebilir.

Fakat şifa ile bilgelik aynı şey değildir.

Şifa çoğu zaman uygulanır; bilgelik ise beslenir, olgunlaşır, zaman ister. Yaklaşımımız kadim Asklepion ruhunu temel alıp aklın, hayalin ve bedenlenmiş yaşamın yeniden aynı ufka bakabilmesini kavrar. Ancak bunu artık bir “arıza giderme” olgusu olarak görmeyip süreci daha çok acele etmeksizin atılan adımlarla deneyimlenen bahçeciliğe benzetiyoruz.

Metinleri reçete gibi sunmuyor, onlara sembolik birer yol arkadaşı gibi yaklaşıyoruz. Onlar tohumdur. Samimi bir sohbetin toprağına (Türkçe: sohbet) bırakıldıklarında ve sevgiyle yoğrulmuş bir söz ikliminde (Türkçe: muhabbet) beslendiklerinde, insanın kendi yaşamında kök salmaya başlarlar.

Çemberin Emeği

Burada karşılaştığınız şeyler; farklı geleneklerden süzülmüş bilgelik parçaları, kalıcı fikirlerin izleri ve geçmişten bugüne uzanan seslerdir – İbn Meserre’den Jacob Boehme’ye, Xiuzhen Baochuan metinlerinden Katar geleneğine kadar uzanan bir hat.

Bu metinlerin değeri “eski” olmalarında değil, hâlâ canlı kalabilmelerindedir.

Okuma burada bir tüketim eylemi değil, bir katılım, bir ritim, bir bekleyiştir. Ve en çok da kişinin kendi iç dünyasındaki bahçeyi yetiştirme sorumluluğudur.

Metin bize ait değildir; biz, kısa bir süreliğine onun yanından geçeriz. Onu bir anlığına sıcacık kucaklar, sonra başkasına devrederiz. Böylece anlam kalıplaşmaz, akmaya devam eder.

Bir Yoldaşlık Çağrısı

Aktarım Çemberinin çağrısı, bilgiyi dijital bir İskenderiye’ye dönüştürerek biriktirmek değildir. Çağrı, daha derin bir şeye yönelir. O da yön duygusunu vermek, iç bütünlüğe hizmet etmek ve paylaşılan sıcak bir ortam için koşullar yaratmaktır.

Sizleri bu metinlere “tedavi arayan” biri olarak değil; birlikte yetiştiren, birlikte dinleyen ve birlikte dokuyan bir yoldaş olarak davet ediyoruz.

Kapı açıktır. Mekik hareket halindedir.
İplikler birbirini bekler.

Ve dokuma sürer.

Via-HYGEIA Ekibi

 

 

  • Hermetizm
  • Semboller, Arketipler & Mitoloji
  • Meditasyon
  • Felsefe
  • Psikoloji & Eğitim
  • Fiziksel Aktivite
  • Konsept
  • Kitap
  • Din
  • Yeni Yıl Dileği
  • Via-HYGEIA İletişim & Haberler
| Nicolas for Hygeia
‘Island of Philae’. Aquarelle by Franz Christian Gau-1819. In the ‘Akademie der Bildenden Künste’ in Wien. * Çeviri: Nalan Özkan Lecerf * ‘Tanrı’nın bilgeliği bir karanlık ve isimsiz bir kaos ile örtülüdür,ancak bazen çok saf bir ışık gibi parlar. İnsanın bilgeliği bir seher ve bir şafak gibi olup, bu iki kutup arasında gidip gelir.’ Louis Cattiaux, ‘The Message Rediscovered’, XIV.Bölüm, Mısra 8′. ** Hermes: Feneri yere koy, Asclèpius; bu sı…

Yüklenecek başka makale yok

TÜM HAKLAR SAKLIDIR VIA HYGEIA 2022