Kitap: “Gelmekte Olan İyiliğin Habercisi” – İzlenimlerin Oluşturulması
Count de Saint Germain’s seal
*
Çeviri: Nalan Özkan Lecerf
‘Çağdaş insanoğlu düşünmez, ancak birşey onun yerine düşünür; eylemde bulunmaz, ancak birşey onun aracılığıyla eylemde bulunur; yaratmaz, ancak birşey onun sayesinde yaratılır; elde etmez, ancak onun aracılığıyla elde edilir.
Yeni doğan bir çocukta genel insan özünün bu üç farklı parçası (zihin, duygu ve sezgi)boş gramofon ruloların bir sistemi ile karşılaştırılabilir. Dünyaya geldiği gün itibariyle üzerine kayıt edilir, objelerin dış anlamı ve içsel anlamının öznel anlayışı, dış dünyada aynı zamanda şimdiden içinde şekillenen iç dünyasında meydana gelen tüm eylemlerin sonucunun anlamı; tüm bunlar bu eylemlerin doğası ile insanoğlunda şekillenen o farklı sistemlerin doğasının benzeşmesi ile uyum içinde kayıt edilir.
Etraftaki eylemlerin her türlü sonuçları kayıt edilir ve ömür boyu bu ‘depo vazifesi gören rulolar’da değişmeyecek şekilde kalır, algılandıkları sıra ve önceden kayıt edilen izlenimlerle olan kolerasyon ile. İnsanoğlunun genel özünü oluşturan bu üç birbirinden nispeten bağımsız parçalarda kayıt edilen tüm izlenimler, daha sonra yetişkin döneminde farklı kombinasyonlarda her tür çağrışımlar üretir.
Buna insanoğlunda ‘mantık’ denir. Halbuki yaşamın tüm diğer dış şekillerinde olduğu gibi farklı niteliklerde önceden algılanmış izlenimlerin sonuçlarının yoğunlaşmasından başka bir şey değildir; ve bunların uyarılması ve tekrar edilmesi varlıkta farklı türde çağrısımları uyandırır. Kayıt edilen izlenimler üç değişik kaynaktan gelir ve üç farklı yasanın etkilerine maruzdur.
Çağrışımların bir kategorisi, istemsiz olarak algılanan, hem doğrudan dış hem de insanoğlunun iç dünyasından gelen izlenimler tarafından kuşkusuz eski, daimi ve otomatik olarak tekrarlayan çağrışımların sonucu olarak oluşturulur.
İkinci kategori istemli olarak algılanan, ya dış dünyadan gelen ya da insanoğlunun iç dünyasında belirginleşen izlenimler tarafından, kasıtlı aktif düşünme ve gerçekliği doğrulama yoluyla oluşturulur.
Ve üçüncü kategori sadece sözde ‘dönüşmüş-derin teffekür hali‘ sürecinden, tüm kaynakların zaten sabitleşmiş bütün izlenimlerin bir araya gelmesinden kaynaklanırken, içsel ve ayrı merkezlerin arasındaki temas sürekli olarak sürdürülür.
Üç farklı izlenim kategorilerinin insanoğlunun bütünlüğüne genel özün sonraki tezahürleri vb. için yukarıda belirtildiği gibi yerleşmesi, insanoğlunun bilincinin üç belirli halinin gerçek çeşitliliğini doğrular ve onların niteliğini ve önemini belirler.’

***

Bir yanıt yazın