Skip to main content

Sayın Gurdjieff Öğretisinin Özü

Quintefeuille

*

Çeviri: Nalan Özkan Lecerf

‘Özetlemek üzere soru sorarak başlayalım, ‘Varoluşun anlamı ve hedefi nedir?’. Ashieta Shiemash onu Nesnel Ahlak’ın 5 Çabası olarak tanımladı. Belzeebub şu şekilde bağlantı kuruyor: ‘Bu gezegenin tüm varlıkları kendi üzerlerinde çalışmaya başladı. Böylece bilinçlerinde gerçek vicdanın o kutsal görevine sahip olabileceklerdi. Bu amaçla, Evren’nin her yerinde olduğu gibi, kendi içlerinde ‘varlığın-zorunlu-çabaları’ dönüştürdüler.

Kendi bilincimizde gerçek vicdanın kutsal görevine sahip olmak için ne yapmalıyız? Kendi içimizde 5 zorunlu çabayı dönüştürmeliyiz.

1.‘İlk çaba, sıradan olan varoluşumuzda dünyadaki bedenimizin gerçekten ihtiyaç duyduğu ve onu tatmin eden herşeye sahip olmak.’

‘Tatminin’ burada haz veya zevk ile ilgisi yoktur. Bedenimizi sağlıklı tutma, onun ihtiyaçlarını olabildiğince karşılama zorunluluğumuz var. Böylece iyi bir araç olarak kullanabileceğimiz, mirasımız olan bu bedeni hazır hale getiriyoruz. Bir bedenim var. Bu sadece sağlığı değil, aynı zamanda bir nevi esnekliği de içeriyor. Böylece beden, zekanın kullanımı için hazır hale geliyor. Bazı özel alanlar yetenek gerektirirken, esneklik pahasına elde edilen özel bir beceri Nesnel Ahlak’a karşıdır. Gurdjieff, üstadı olduğu özel alanına ek olarak 40 farklı zanaatta çalıştığını söyledi. Hiçbirinde uzman değildi, ancak iki amacı vardı – birincisi, içgüdüsel-hareket eden merkezine duyguyu vermek, ikincisi ise hedefine ulaşmak için oluşabilecek ihtiyaçlara hazır olmak. Birçok kişi oldukça uzman olan bir kişiye karşı bir eleştiri duygusu yaşar. Çünkü ideal gelişim bütünlük yönünde olmalıdır.

2. ‘İkinci çaba varlığımızı mükemmel kılmak adına sürekli ve bitmez tükenmez, sezgisel bir ihtiyaca sahip olmak.’

Bu genelde bildiğimiz veya yaptığımız ile tanımlanmamamlıdır. Bu, gerçekten BİLMEK üzerine kurulu olan bir YAPMA halidir. Bireysel gelişim, özün gelişiminden oluşur. Aynı zamanda dış kişiliğe değil, ‘var olma’ya erişmektir. Ben ne tür bir varlığım? ‘Var olma-çabası’nı ne zaman yerine getirdiğimizi biliriz. Sürekli eylemde olma hali illaki ‘var olma-çabası’ değildir. Var olma-çabasının bir şekli, bizi sabah ve akşam kolay egzersizler yapmaya zorlar. Bunlar alışılmış fiziksel egzersizler değil, gruplara verilen egzersizlerdir. Veya fiziksel veya duygusal hareketsizliğin üstesinden gelmek için kendimizi zorlayarak ve bedenin içerlediği bir işi yaparak var olma-çabasını gösterebiliriz. Var olma, bilinçli çabalarla elde edilir. Küçük şeyleri gönüllü olarak yaparak. Bu anlamda hayat bir stadyum gibidir (Ç.N: çaba gösterilen yer). Veya Aziz Paul’un dediği gibi: ’Büyük koşuda koşmak’. Gurdjieff, aşırıya kaçmadan her zaman niteliklerimizin dengesiz olma ihtimaline karşı dikkatli olmamız gerektiğini söyler. O zaman Gurdjieff’in düşüncesine göre ‘spiritualized (ruhsallaşmış)’ oluruz. Söz konusu kavram ile ‘spirited (canlı)’ olmayı kast ediyor – ‘spiritual (ruhsal)’ değil, ancak hayat, ruh ile doldurulmuş. (Ç.N: İngilizce metinde kelime oyunu yapılmış. Bu yüzden İngilizce kavramlar bırakıldı, parantez içine Türkçe karşılıkları eklendi)

3. ‘Üçüncüsü Dünya’nın yaratılışı ve Dünya’nın korunması hakkında gittikçe daha fazla bilgi edinmek üzere gösterilen bilinçli çabadır.’

Gerçek felsefenin hedefi hayatı anlamaktır. Ve bu birkaç kişinin ayrıcalığı değildir. Bu normal bir insanın ‘Neden?’ sorusunu sorma görevidir. Doğru cevapları veremeyebiliriz, ancak insanın itibarı bu sorularla var olur. Her durumda sorgulamak için malzeme bulunur. Biri sorgularken, başka birinin umurunda bile olmaz. Dünya’nın yaratılışı ve Dünya’nın korunmasına ilişkin kanunları düşünürken gösterilen çaba kaçınılmaz olarak zihnin becerilerini esnetir; dikkat, hafıza, konsantrasyon, gerçek hayal gücü dolaylı yoldan yapılan bu egzersizle artar. Yarım saat düşündükten sonra söylenecek bir sözünüz olmayabilir. Hatta daha da kötüsü, bildiğinizi düşündüğünüzden daha az bildiğinizi fark edebilirsiniz. Ancak Sokrates’e göre: ’Cehaleti kavramak, bilgeliğin başlangıcıdır’. Gurdjieff şöyle der: ‘Göreceksin ki bilmediğini fark ettikçe, daha çok anlayacaksın’.

4. ‘Dördüncü çaba varoluşumuzun başında yükselmemizin ve bireyselliğimizin olabildiğince çabuk karşılığını vermek için gayret etmek, böylece devamında özgür olmak ve ORTAK BABAMIZIN Üzüntüsü’nü mümkün olduğu kadar hafifletmektir.’

Genel olarak konuşursak, hepimiz parazitiz. Gurdjieff bu ifadeyi sürekli olarak Prieure’de (Ç.N: Gurdjieff’in Fransa’da kurduğu enstitünün adı) kullanır. Hiçbirimiz doğaya olan borcunu ödeyemedi. Hayatta olmak eşsiz bir mucizedir. ‘Var-Olmamak’ yerine ‘Var-Olma’ olanağına sahip olmak. Doğa’nın bize sunduğu imkanları, Dünya üzerinde hazırladığı koşulları, uzun deneme dönemlerini fark etmiyoruz. Bunun karşılığında bizler ne yapıyoruz? Doğa’nın ailesinde rahatına düşkün, sadece kendini eğlendirmek isteyen çocuklar gibi davranıyoruz. ‘Tanrı’nın çocukları’ sıfatına layık değiliz. Ciddi anlamda yarım saat ayırarak doğal kaynakları, toprakları, ormanları ve hayvanları anormal arzuları karşılamak üzere nasıl sömürdüğümüzü düşünseydik dehşete düşerdik. Emerson dedi ki: ‘Yaşamını kazan’ – yaşam hakkını kazan. ‘Doğa’nın, insan ırkının var oluşunun devam etmeye izin vermesi, onları zararsız hale getirmemesi veya başka türlerde yaptığı gibi insan türünü durdurmaması bazen şaşırtıcıdır.

5. ‘Beşinci çaba her zaman hem bize benzeyen, hem de farklı şekillerde olan başka varlıkların kutsal ‘Martfotai’, yani öz-benlik derecesine kadar en hızlı şekilde mükemmelleştirilmeleri için yardım etmek.’

Hakkımızda iyi düşünsünler diye başkalarını pohpohlamayı bırakmalı, bunun yerine arzu ettikleri insan haline gelmeleri için onlara yardım etmeliyiz. Ancak kendimize ‘iki misli sert’ davranabilmeyi öğrendiysek başkalarına karşı ‘sert’ olabiliriz. Başkalarına sunabileceğimiz gerçek hizmet, onlara insan olarak sahip oldukları görevlerini yerine getirmeye yardımcı olacaktır. Gurdjieff’in bazen başkalarına karşı sergilediği acımasız davranışı açıklayıcı bir anahtardır. Başkalarının onun hakkında ne düşündüğüne karşı tamamen kayıtsızdır. O seni başkalarının önünde küçük düşürdüyse, sana hakaret edici isimlerle seslendiyse, ‘iğrenç’ davrandıysa, bir hafta, bir ay veya bir yıl sonra Gurdjieff’e karşı bir şükranlık duygusu besleyecek, içsel gücünün arttığını fark edeceksin.

Nesnel Ahlak’ın 5 Çabası, Gurdjieff Yöntemi’nin özünü barındırır. Çabamızın sonuçlarını doğru bir şekilde anlayabilmek için, bilinçli görevin ve gönüllü olarak acı çekmenin anlamını kavramalıyız. Çünkü temel olan bu iki ilke ve söz konusu 5 Çaba, Gurdjieff sisteminin kalbi ve ruhudur (spirit). Onlar temel bir oktav’ı şekillendirir. Onlara ne birşey ilave edilebilir, ne de onlardan birşey alınabilir.’

D’or, à la quintefeuille de gueules, boutonnée du champ.

***

Orage’ın ‘Beelzebub’un Torununa Anlattığı Hikayeler’ine yönelik yaptığı yorumlara ilişkin Charles Stanley Nott tarafından kaleme alınan notlar. ‘Teaching of Gurdjieff ’ kitabının 3.bölümünden, Routledge&Kegan Paul-1961, London. *** ‘5 Zorunlu Çaba’, ‘Belzeebub’s Tales to his Grandson’ kitabında yer almaktadır. 27. Bölüm (‘The organization of Man’s Existence created by the very Saintly Ashiata Shiemash’ başlığı altında), sayfa 386, baskı Penguin Arkana.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.

ReCAPTCHA doğrulama süresi sona erdi. Lütfen sayfayı yeniden yükleyin.

TÜM HAKLAR SAKLIDIR VIA HYGEIA 2022