Skip to main content
Bibliyoterapi

Karl von Eckartshausen – Bildiğimiz Kimya’nın Ötesine (Simya) İlişkin Bir İlmihal

 

Çeviri: Nalan Özkan Lecerf

– Çevirmenin notu: Yıllar önce bu metnin çevirisini yaptığımda çok zorlanmıştım. Bugün (25.09.2023) ise üzerinden geçtiğimde o günlere kıyasla yol aldığımı ancak satırlar arasında bizimle paylaştığı gizemleri henüz tam idrak edemediğimi fark ettim. Bir de kişisel yolculuğumda zamanla olan yüzleşmelerim ekleniyor bu uğraşa. Daha iyi bir çeviri yapmak için ‘zamanım yok’ şu anda… Çevirimi okuyan herkese öncelikle teşekkür ediyor, devamında çevirinin henüz tamamlanmamış olduğunu hatırlamalarını rica ediyorum. Teşekkürler.


Bildiğimiz kimyanın ötesine (Simya) ilişkin bu ilmihal, gerçek hakikat ile gerçek inancın arasındaki benzerliği kanıtlayacak olan, din ve doğaya ibadet eden, numarası 15* olan bir kişi tarafından kaleme alındı. Kendi içinde bulunan Işığı aktive edebilen herkes için. Büyülü karakterlerden tercüme edilmiştir. Heliopolis.

*

Soru (S): Kimsin?
Cevap (C): Işığı bilen ve ona katılan biriyim.

S: Böyle birisi kimdir?
C: Işığın farkına vardıktan sonra onun tarafından aydınlanan ve ona tamamen katılan kişidir; O, Işığın Kitabı’nda olsun olmasın, kadim ve özgün ışık topluluğun her zaman bildiğini bilen ve uyguladığını uygulayan kişidir.

S: Hangi işaret Işık uygulayıcısını fark etmemizi sağlar?
C: O, doğadaki haç işaretini, saf ve saf olmayanı, mükemmel ve mükemmel olmayanı ayrıştırma gücüne sahip olan o yüce sembolünü bilir. Böylece özgün olmayan tüm çalışmalardan ve Işık Topluluğu’nun gerçek ustalarını oybirliği ile reddeden hatalardan kaçınır.

S: Işık takipçisi kendini nasıl tanıtır?
C: O, kendini yüce bir işaret olan doğadaki haç (+), ayrıştırma gücünün o ulu sembolü ile tanıtır. O, her şeyi ateşin, ışığın ve ruhun özniteliklerine göre yapar. O, her şeyin hedefine göre gerçekleşmesini amaçlar.

S: Uygulayıcı özgün Işık Topluluğu’nun öğretisinde yer alan kaç tane bölüm bilmeli?
C: Beş bölüm mevcuttur. İlki gerçek inanç veya Işığa katılmak üzerinedir. İkincisi Işığı yaratmak için gerekli olan 7 araçtan bahseder. Üçüncüsü Işığın 10 buyruklarını dile getirir. Dördüncüsü aktif olan yaratıcı gücün bilgisini ve alıcı olanın saf halini ele alır. Beşincisi ise Işığı ayrıştırma bilimi üzerinedir.

*

1’inci Bölüm

Işığa Katılmak

S: Işığın özgün öğretisinin ilk bölümü nedir?
C: Işığa katılmayı ve onun bilgisini içerir. Katılmadan ve bilgiye sahip olmadan bir gücü aktive etmek, gerçekleştirmek ve bir şeyi başarmak mümkün değildir.

S: Işığın çocukları neye inanmalı ve katılmalıdır?
C: Işık takipçileri tarafından öğretilen ve yazılan, topluluğunun öğretisinde yer alan 12 yazıya.

S: Işık Topluluğu’nun öğretisinde yer alan 12 yazı nedir?
C: 1. Gökyüzüne ve Dünya’ya hayat veren, ateşe/yaratan güce katılıp inanmak. Bunu Extensum (genişleyen, buharlaşan) ve Concretum (somutlaştıran, katılaştıran) ile de ifade etmek mümkün. 2. Aynı zamanda bu ateş gücünün yarattığı ışığa da katılmak ve inanmak. Sözkonusu ışık, evrenin ustası veya doğadaki kudretli güçtür. 3. Ateşten kaynaklanan bu saf ışık en saf ruh tarafından karşılanır ve en saf hali ile doğar. 4. Yine de saf olmayanın aleminde acı çekmiştir; ayrıştırılıp incitildi ve yer altına gömüldü 5. O halde ışık, maddenin en derinlerine inip üç dönemden (3 saf halin 3 ruhsal güç ile 3 kez toplandıktan) sonra esner ve tekrar hayat dolar. 6. O kendini yüce mükemmelliğe erişene kadar yükseltir, kudretli ateşin parlayan ışık gücü gibidir. 7. Bu yüce mükemmelliğe eriştikten sonra ölen her şeyi hayata döndürebilir ve mükemmel olmayanı mükemmelleştirir. 8. Ateş ve sıcaktan kaynaklanan ışığın ruhuna inanmak, onu bilmek 9. Kutsal, evrensel ve ışığın gerçek topluluğu, ışığı kendi içinde aktive edebilenlerin katıldığı birlikteliktir. 10. Hastalık ve sefaletin ortadan kaldırılması. 11. Benliğimizin yenilenmesi. 12. Hayatımızın yüce mutluluğu.

S: Bu 12 yazının içeriği nedir?
C: Işığı kendi içinde uyandırabilen herkesin mantığı ile fark ettiği ve niyeti ile uyguladığı ışığın kurallarını takip etmek. Madde ve özde sadece tek bir evrensel güç vardır, ancak evriminde üçlü olarak tezahür eder: yaratıcı güç olarak ateş, birliğin ve ve tinin gücü olarak ışık ile ateş ve ışıktan doğan ve her şeye ruh veren şekillendirici güç. Bu ruh her şeyi mükemmelliğe götürür ve yapılandırılmış araçlarla yüce başarıya.

*


2’inci Bölüm

Işığı Yaratan 7 Araç

 

S: Işığın özgün öğretisinin ikinci bölümü nedir?
C: Işığı yaratan ve topluluğun yüce ve kutsal olarak tanımladığı 7 aracı içerir.

S: Böyle bir araç nasıl betimlenir?
C: Görünmeyen bir gücün içsel bir mükemmellik yarattığı görünen bir girişimdir.

S: Kaç tane araç vardır?
C: 7, onlar 7 ayin ile benzerlik gösterir: 1. Su ve ışık ile yapılan vaftiz. 2. Su ve ışık ile maddenin onaylanması (kabul töreni, confirmation). 3.Arınma. 4.Yukarıdan gelen ışığın öz ve madde olarak karşılanması. 5. Her şeyin kutsanması ve mükemmelleştirilmesi. 6. Yukarıdan gelen yağ. 7. Mükemmel bir bedende ateşin ve ışığın birleşmesi.

S: Işık ile yapılan vaftiz nedir?
C: Birleşen araçların ilki ve en önemlisidir. Onun sayesinde madde su ve içinde hareket eden söz ile arınır, ışığın varlığında yeni geliştirilebilir beden olarak tekrar yapılandırılır.

S: Konfirmasyon (kabul töreni) nedir?
C: Işık ile yapılan konfirmasyon birleştirici bir araçtır. Yukarıda bahsi geçen şekilde hazırlanan madde ışığın yağı ve içinde yaşayan ruh ile güçlenir ve mükemmelleşmek için uygun kılınır.

S: Üçüncüsü nedir?
C: Bu araç ile ekmek ve şarap ile ifade edilen ışık ve ateş özlerine kavuşur, eğer sunağın üzerinde bulunan bu maddeleri dönüştürebilen doğanın bir rahibi varsa.

S: Peki dördüncü araç?
C: Burada kendi içinde ışığı aktive edebilen doğanın rahibi, ışığı karşılayan maddeyi saflaştırır ve mükemmel olmayanın etkilerini emer.

S: Beşincisi?
C: Yağ şeklinde ve saf bir güç olan ışık, iyileştirici şekillerinin mükemmelleşmesine kadar kendini yükseltir.

S: Altıncısı?
C: Madde kutsanır ve 7 eylemde bulunan güç ile kendi içindeki ışığı aktive etmeye mümkün kılınır.

S: Ve yedincisi?
C: Işığın ve ateşin, onlardan doğan ve onlara aracılık yapan bir varlık tarafından mükemmel bir şekilde bir araya getirilmesidir. Bu birleşme, tüm birleşmelerin en mükemmelidir.

*

3’üncü Bölüm

Işığın 10 Buyruğu

S: Işığın özgün öğretisinin üçüncü bölümü nedir?
C: Işığın 10 buyruğu hakkında şöyle diyor: bir şeyi başarmak istiyorsan buyrukları veya kuralı yerine getirmelisin.

S: Işığın 10 buyruğu nedir?
C: 1. Tek bir madde vardır. 2. Bu maddenin özellikleri sırasına göre kullanılmalıdır. 3. 6 girişim ile madde günlük işini yerine getirir, çünkü 3 güç 3 varlık üretir ve sonra, girişimlerin yoğun olmasından, 7.güçte dinlenir; bu 7.güç senin için ışığın dinlenmesi (Sabbath) gibi kutsal olmalıdır. 4. Etken ve edilgen elementler olarak ateş ve ışık saygı sende uyandırmalıdır, çünkü ateş eril ve ışık dişi elementidir. Onlar her şeyin babası ve annesidir. 5. Hayat veren ışıktan çalma, böylece yüceltilmesi gereken madde ölmez. 6. İşini yerine getirirken kurulan düzeni bozma. Her şeyin bir zamanı ve rotasyonu vardır. Dağılan güçleri bir araya getirmek senin görevin. 7. Işığın ve ateşin özelliklerini yok etme; bilgenin görevi onları tamamen aktive etmektir. O, onlara ait olanı onlarda kalmasını sağlar. 8. Sahte bir görüntüyü gerçek olarak algılama ve ışığı absorbe edemeyecek olan hiçbir yabancı, saf olmayan maddeyi kabul etme, böylece Sanat’ın yansıması sana sahte bir görüntü vermez. 9. Işık ve ateşten kaynaklanan ruh hala başka şeylere bağlı olup da henüz koparılmamış olanın dışında hiçbir şeyi arzulamaz. 10. Aynı zamanda ruh kendisine yabancı ve kendisinden farklı olan hiçbir maddeyi arzulamaz.

S: Işığın bu kurallarının içeriği nedir?
C: Işık maddene tamamen nüfuz etmeli, böylece ateş ışık ile birleşir ve buradan doğan ışığın ruhu maddeni tamamen canlandırır. Bu, ilk kuraldır. İkincisi buna benzer olup üzerinde çalıştığın maddeye ve mükemmelliğe ulaştırmak istediğin her bir öze de benzer şekilde davranmalısın. Işığın tüm bilimi bu iki koşul ile ilişkilendirilmiş olup, tüm takipçileri onlara bağlıdır.

S: Çalışan ışık topluluğun buyrukları hangileridir?
C: Beş adet vardır: İlkinde işindeki dinlenme zamanını kutsal olarak görüp, ona saygı göstermelisin; çünkü ışığın dinlenme zamanları (Sabbaths) vardır ve işçi bunları kutlamalıdır. İkincisinde ise söz konusu ışık kutlamaları gerçekleşirken kutsal kurban vermenin özünü kutsa; ışığın suyunu kullanarak saf olanın saf olmayandan, etken olanın edilgen olanından ayrılmasına izin ver. Üçüncüsünde ışığın güç, eylem, şekil veya öz gibi kuralına karşı olan her şeyden uzak durmalısın; onlar ışığın okulundaki 4 ‘dinlenme sezonlarıdır’ (quatember veya ember = üçer günlük dört mevsim orucu). Dördüncüsünde mantıklı bir arkadaşın ile en az yılda bir kez gelişimin ile ilgili konuşmayı denemeli, seni engelleyen şeyleri keşfetmelisin, böylece seni mükemmelliğe götüren yolda destek alabilirsin. Beşincisinde mantığın sana başkalarına kalbini açmaman gerektiğini söylediğinde bundan kaçınmalı, kendini gereğinden erken bağlamamalısın.

S: Doğanın gerçek bilgesi olan Işık Topluluğu’nun bu buyruklarına neden saygı göstermeliyiz?
C: Çünkü ışığın kuralları veya koşulları, konulan hedefi başarmak için sadece doğanın içinde gerekli olana boyun eğmesini buyurmaz, aynı zamanda bu gaye için dışarıda gerekli olana bakmamızı sağlar; dolayısıyla ışığın dördüncü buyruğu bu talepleri ihtiyaç kılar ve onun iyi reçete ve talimatlarına saygı göstermeyen kimse kafir, ruhun kurallarını göz ardı eden cahil, sadece et ve kemikten oluşan birisi olarak tarif edilir.

*

4’üncü Bölüm

S: Toplulukta yer alan ve kendi içindeki ışığı aktive edebilenlerin öğretisinde yer alan dördüncü bölüm hangi konuyla ilgilidir?
C: En saf halleri ile birleşen Tanrı’nın Kutsal Duası (Hz.İsa’nın verdiği dua) ve kutsal Ave Maria’nın (Cebrail tarafından Hz.Meryem’e verilen selam) iç anlamına yönelik bilgidir.

S: Buradaki iç anlam nedir?
C: 1. Doğada kutsal olup içinde cennete benzer bir yaşam süren Işığın yüce gücü, niteliklerin ve buyrukların kutsansın. 2. Hepinizin bulunduğu yer mükemmel; bilginizin kuralı insanlarınıza katılsın. 3. Tüm eylemlerimizde eşsiz irademiz sana hizmet etsin, kendi başına harekete geçen ışık gücü! Doğada her şeyi nasıl elde ediyorsan bizim çalışmamızda da onu elde et. 4. Bize cennetten biraz çiy, yeryüzünden biraz yağ, hayat ağacından gelen güneşin ve ayın meyvelerini ver. 5. Senin farkına varmadığımız zamanlarda eylemlerimizdeki tüm hataları bağışla. İlkelerimize karşı gelenleri de affet. Bizi küstahlığımıza ve kendi bilimimize terk etme, ancak eylemin sonunda bizi kötü olandan koru. Amin.

Selam Duası’nın İç Anlamı

Seni selamlıyorum, hareketin saf kaynağı, ışığın kuvvetine erişebilen gerçek saf şekil! Her şeyin ışığı olanın gücünü birleştiren Sen. Tüm geleni karşılayan şekiller, sizler en mübarek olansınız ve size gelen meyve kutsaldır, ışığın özü ve sıcağın maddesi birleşiktir. En mükemmel varlığı doğurmuş olan saf şekil, bizler çalışırken ve işimizi bitirirken yüksel ki aramızda ışığın gücü ol!

S: Işığın çocuklarının “Tanrı’ya Dua”sının içeriği ve doğayla olan benzeşimi nedir?
C: Işığın çocukları tüm ruhsal ve geçici olan mülkiyetin toplamı için, ruhun ve hayatın selameti için dua eder, böylece ışığın yüce gücü olan doğadaki İlah’tan doğanın eşsiz çalışmalarını elde ederler. Işığın çocukları Tanrı’nın onlara bilgeliğe doğru rehberlik etmesi, insanlık için hayırsever işler yerine getirmeyi öğretmesi, onları eylemlerinde hata yapmaktan alıkoyması için dua ederler. Böylece Tanrı’nın Hz.İbrahim, Hz.İshak ile Hz.Yakup’a verdiği vaat yerine gelir ve Tanrı ile İnsanoğlu’nun arasındaki antlaşma gerçekleşir.

S: Işığın çocuklarının Hz.Meryem’in selamlanmasına (Ave Maria) ilişkin neden bir doğa benzeşimi vardır?
C: Böylece sadece doğadaki gücünün (İsa bunun sembolik iç anlamıdır) kutsal büyüklüğüne hayranlık duymaz, aynı zamanda görkemi en saf ve bakire hali ile tanırlar. Bakire Meryem’in sembolize ettiği bu olgu üstün güç ile birleşip, en mükemmel varlığı üretmiştir. Nasıl ki Kutsal Ruh Bakire Meryem ile birleşip, en mükemmel manevi insana hayat verdiyse, aynı şekilde doğanın en saf ruhu en saf madde ile birleşip, fiziksel anlamda en mükemmeli yaratmıştır. Doğa fiziksel bir kurtarıcı olup tüm diğer fiziksel nesneleri mükemmelliğe ulaştıran, bilge insanın gizemini sembolize eder. Bu yüzden bu Sanat ancak İsa’nın takipçisi olan birisi tarafından anlaşılabilir ve sadece dinin iç anlamları bizi yüce bilgeliğe götürür; aynı şekilde, ışığın çocukları tarafından elde edilen tecrübe kendilerini, inancın en yüce gizemlerini içinde barındıran imana taşır.

S: Işığın çocuğunun kendisine verilen talimatlarda yazılanı bilmesi yeterli değil mi?
C: Hayır! Yeterli değil, uygulama yapmalı ve bilgisini yaptığı çalışmalarla göstermelidir. Işığın çocuklarının ayrıştırma bilimi bunun üzerine kurulu olup bu bilim de Hristiyan adalet ile benzerlik taşır.

*

5’inci Bölüm

S: Işığın çocuklarının öğretisinde yer alan beşinci bölüm hangi konuyla ilgilidir?
C: Bu bölüm iki kısım üzerine kuruludur. Işık takipçisi, yukarıdan bize çiy gibi, + gibi gelen lütuf ile, her yerde saf olmayanı arındırmalı ve iyiyi başarmalıdır. Bilgi uygulama ile uyum halinde olmalı: teori ve pratik armoni içinde olmalıdır. Işığı bilenin sadece sanatını bilmesi yeterli olmayıp onu nasıl uygulayacağını da bilmelidir. Sadece bilgi kendini haklı çıkaramaz, aynı zamanda bu bilgi uygulamaya da konmalıdır.

S: Işığın biliminde en çok kaçınmamız gereken kötülük nedir?
C: İnsanoğlu’nu yüce doğasından, doğanın en mükemmeli olmaktan mahrum eden her şey.

S: İşlenebilecek en temel günahlar veya yapılabilecek hatalar nelerdir?
C: Tanrı’nın araçlarına ters düşen girişimler: Ateşin fazla yükselmesi, gereğinden fazla yoğunlaşma, atık, maddede aşırı cimrilik. Aşırı yükleme, alevlenme, soğutma. Bu temel ve ölümcül günahlar hakkında yazılan: Bunları işleyen fiziksel doğada yüce mükemmelliğe erişemeyecektir.

S: Kaç suç veya simyanın günahları doğanın ruhuna karşıdır?
C: 1. Her şeyi, küstahça, hoşgörüsüz ve hiçbir neden olmadan bu ruhun üzerine inşa etmek, merhamete karşı gelen günah. 2. Sonuç alınamadığı zaman hemen umutsuzluğa kapılmak. 3. Simyanın gerçeklerine ilişkin bilgiye karşı çıkmak. 4. Kendisine yarar sağlayan kardeşliği kıskanmak. 5. En faydalı tavsiyelere yönelik kalbini katılaştırmak. 6. Cahil kalmak. Bu suçlar affedilmez, çünkü onlar çalışmada hiçbir zaman telafi edilemeyecektir.

S: Cenneti ağlatan suçlar hangileridir?
C: 1. Birisinin çalışmasını bilerek mahvetmek. 2. Çalışmaya hakaret etmek. 3. Baskı yapmak için onu kötüye kullanmak. 4. Diğer çalışanların hak ettiği ücreti zaptetmek.

S: Görünen simyanın günahları hangileridir?
C: 1. Birine hata işlemesini tavsiye etmek. 2. Başkalarını günah işlemek için cesaretlendirmek. 3. Başkasının hatasını kabul etmek. 4. Başkasının hatasını övmek. 5. Başkasının hatada bulunduğu yerde sessiz kalmak. 6. Başkasının hatasına göz yummak. 7. Başkasının hatasına katılmak. 8. Bu hataları savunmak. Bu şekilde başkalarının hatalarına katılmış, sanki onları kendimiz işlemiş gibi oluyoruz.

S: Çalışmaya sahip olmak kötülüğü bırakmak ve günahtan uzaklaşmak için yeterli midir?
C: Hayır! Aynı zamanda erdemli davranışlarda bulunmalıyız, çünkü Tanrı bu yeteneği insanoğlu mükemmelliğin olgun meyvelerini getirebilsin diye bahşetmiş. Tanrı’nın ve insanlığın karşısında aynı zamanda makul ve saygılı bir hayat yaşamalı, iyiliklerle bezenmiş olan düzeyini yansıtmalı.

S: Kaç iyilik var?
C: Üç. 1. Bilge ruhunu her zaman Tanrı’ya ve bilgeliğe karşı bükmeli. 2. Kutsal ve bilge olmayan her şeyden uzak durmalı. 3. İnsanlığın ihtiyaçlarına kulak vermeli.

S: İyiliklerin yararları nelerdir?
C: İyilikler sadece bireye değil, tüm evrene mutluluk getirir.

S: Bilge kişi fiziksel doğanın yüce mükemmelliğine eriştikten sonra merhameti somut bir şekilde nasıl uygulayabilir?
C: 1. Aç olanları doyurabilir. 2. Susuzlara su verebilir. 3. Çıplakları giydirebilir. 4. Yabancıları ev sahipliği yapabilir. 5. Hastaları iyileştirebilir. 6. Ölü maddeyi canlandırabilir.

S: Söz konusu bilge kişi hangi manevi girişimlerde bulunabilir?
C: 1. Günahı cezalandırabilir. 2. Cahili yetiştirebilir. 3. Şüphe duyanlara tavsiye verebilir. 4. Dertli olanları rahatlatabilir. 5. Adaletsizliğe sabır ile katlanabilir.

S: Simyanın mutlulukları hangileridir?
C: Doğanın en mükemmel haline sahip olduktan sonra zevki çıkarılan ve vahiyden sonra Aziz John tarafından Apocalypse’de (İncil’in son bölümü) öğretilen: 1. Kazanacak olanlara Tanrımın cennetinde duran hayat ağacının meyvesini vereceğim. 2. Kazanacak olan ikinci ölüm tarafından kırgınlığa uğramayacaktır. 3. Kazanan kişiye saklanan kutsal ekmekten ve üzerinde bir ismin yazılı olduğu beyaz bir taş vereceğim, ancak o ismi sadece taşa sahip olan kişi anlayacaktır. 4. Kazanan ve çalışmama sonuna kadar uyan kişinin ulusların (ruhsal anlam = insanın karmaşık enerjileri) üzerinde hükmedebilmesi için ona güç vereceğim ve o, insanları (= enerjileri) demir bir çubuk ile yönetecek, bir çömlekçinin vazosu gibi kıracak, babadan bana miras kalana sahip olacaktır. Ben ona bir sabah yıldızı vereceğim. 5. Kazanan kişi beyazlar içinde olacaktır. Ben onun ismini hayat kitabından sileceğim, babamın ve meleklerin önünde günah çıkarmasını sağlayacağım. 6. Kazanan kişi Tanrımın tapınağında bir sütun olacak. Üzerine Tanrımın adını ve gökyüzünden inen kutsal şehrin, yeni Kudüs’ün adını yazacağım ve o yeni adımı bilecek. 7. Nasıl ki ben kazandığım için babamın tahtında oturabiliyorsam kazanan kişi de tahtımda oturabilecek. 8. Kazanan kişi miras ile arzu ettiği ve benden dilediği her şeyle ilgili hak elde edecektir. Ben Tanrı olacağım ve o benim oğlum.

S: Bu Sanat’ta kutsal tavsiyeler nelerdir?
C: Üç tavsiye var: 1. Zenginlerin arasında yoksul kal. 2. Her şeyden zevk alabileceğin bir yerde kanaatkar kal. 3. Buyurduğumuzda boyun ey.

S: Son dört husus nedir?
C: 1. Maddenin yok olmasını sağlayan ölümdür. 2. Yargılama veya ayrımcılık yapma. 3. Yeryüzünde canlı olan her şey ölüdür. 4. Cennette ölü olan her şey canlıdır. Ey insanoğlu, çalışırken bu son dört husus üzerine düşün, çalışmanda hiçbir zaman başarısız olmayacaksın!

*

Not:
*Eckartshausen için 15 sayısı “spiritüel anlamda yeniden doğuşun, buyrukların ve oluşturmanın sayısıdır”.

***

Kaynak: Karl von Eckartshausen’in ölümünden sonra, kendine ait yazıların arasında, yayımcısı Joseph Lindauer tarafından bulunmuş olup, 1819 yılında “Zauberkraefte der Natur”ın ekinde yayımlanmıştır.
Karl von Eckartshausen – Bildiğimiz Kimya’nın Ötesine (Simya) İlişkin Bir İlmihal

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.

The reCAPTCHA verification period has expired. Please reload the page.

TÜM HAKLAR SAKLIDIR VIA HYGEIA 2022