Kuş Sembolizmi’nden Örnekler
The Simurgh, who the birds seek to meet
in Farid-ud-din Attar’s poem ‘MANTIQ – UT – TAYR’ (Conference of the Birds)
CA. 1590-1620 / Mughal painting attributed to Miskin – Britush Museum.
*
Çeviri: Nalan Özkan Lecerf
Hermetizm’in birkaç bakış açısını içeren Pelikan sembolizmi

Pelikan kelimesinin (πελεκάν) etimolojisine baktığımızda balta kelimesiyle (πέλεκυς) aynı olduğunu görüyoruz. Bu yüzden balta ve pelikan arasında bir bağlantı kurulmuş durumundadır.
Pelikan, mütevazılığin ve başkalarıyla çalışabilme yeteneğinin sembolüdür.
Sembolün kendisi V.I.T.R.I.O.L. harfleriyle bize rehberlik edilen, iç dünyamıza doğru çıktığımız yolculuğun başladığı hermetik süreçle ilintilidir. Üstü kapalı bir şekilde yanlış kimlik ve inançlarımızın tüm katmanlarının içini ‘yardığımız’ eyleme işaret etmekte olup böylece özümüzün ortaya çıkmasına izin verir.
Aynı zamanda gerçek benliğimizi her türlü süptil besin ve izlenimlerle besleyerek istikrarlı bir dikeyliğin gerekliliğini de temsil eder. Bu süreklilik ve devamlılık gösteren bakım olmasaydı maddenin ezici körlüğü altında sıkışıp kalırdık.
Temel taşının üzerine konumlandırılmış balta ‘ortada’ olmayı, ‘berraklığı’ ve ‘keskinliği’ ile diğer dört elementi düzenleyen beşinci elementi temsil eder. Balta bu dengelemede korumacı bir rol oynar.
Son olarak Pelikan ‘Yakup’un merdiveni’ni sembolize eder: Mutlak kaderimizi idrak ettikten sonra onu kendi elimize alıp seçilen (değişken) kadere çevirdiğimiz anda Evren ve onun ilahi takdir dediğimiz yasalarıyla hizalanmış oluruz.
Küp biçimindeki taş felsefe taşını ve kendi kaynaklarından beslenen ‘çoğaltma’ erdemini temsil eder. Başkalarıyla çalışmaya, böylece sahip olduğumuz en iyi şeyi topluluklarımızla paylaşma algılarımızı çoğaltmaya davet eder. Pelikan ikinci ‘doğum’umuzun sembolü olup bizi Anka kuşunun gizemlerine hazırlar.
Ufak bir dipnot: Bu yüzden ‘Kraliçe’ arkanası şu şekilde de yorumlanabilir: ‘Kaynaklarını kendisi ve topluluk için kullanan Simya’.

*
Karga Hakkında Biraz Bilgi Paylaşımı

Kargaları zarar veren, hayra alamet olmayan, bencilliğin sembolü olan, vebayı beraberinde getiren, kadavra yiyici olan, görevlerde başarısızlığı simgeleyen, ertelemeye, patavatsızlığa ve dedikoduya işaret eden varlıklar olarak gören ortak anlayışın aksine hermetik gelenek kargaları üç yorum seviyesinde sınıflandırılabilecek farklı bir bakış açısıyla ele alır:
1. Simyasal süreçte karga çürüme olarak nitelendirilen ilk seviyeyi, kara çalışma ‘nigredo’yu temsil eder. Bu aşamanın siyahlığı ‘Corvus’, Kuzgun veya Karga’nın adını almıştır. ‘Karganın başı yedi kez yıkanmalıdır’ (Mylius, Philosophia Reformata). Basile Valentin’in dokuzuncu anahtar gravüründe büyük eserin aşamalarını sembolize eden kargayı, sonrasında sırasıyla kartalı, tavuskuşunu ve kuğuyu görürüz. Scola Hermetica çatısı altındaki çalışmalarımızda öz-keşif yolculuğun başlangıcı olan Deli-Abdal kartındaki kürekle çoğu zaman bilincinde olmadığımız içsel bir dünyayı açığa çıkarmak üzere toprağımızı kazırız. Karga bu içsel dönüşümden geçebilmemiz için bize yardım eden gücü temsil eder.

2. Mitra Gizemlerinde ayinler her biri bir gezegenin yönünü ve özelliğini açığa çıkaran yedi seviyede yapılan rüya gibi bir yolculuktur. Başlangıç seviyesindeki rahiplere ‘İlahi Kargalar’ adı verilirdi ve adaya hançer ucuna asılı bir taç sunulurdu. Şaşkına dönmüş aday onu ret edip ‘Mihir (Mitra) tacımdır!’ demeliydi. Yolculuk gezegenlerin temsil ettiği bir tamamlama seviyesinden diğerine geçerdi, her bir gezegen kendine özgü erdemini adaylara bahşederdi. Rejim katıydı, söz konusu ayinlere hazırlanmak üzere alınan eğitim talepkar ve ağırdı. Genellikle sadece az sayıda aday tüm süreci tamamlayıp başarılı olurdu ve karşılığında inisiye edilecek olan yeni nesil adayların rehber ve mentorları olurdu. Burada karga ayrıştırma fikrini ortaya koyup içsel duyulara açılan kapıdır. Özellikle kişisel gelişimden toplumsal gelişime giden yolculuğumuzun haritasını çıkarmak üzere bize yardım eden yeğleme duyusu (ç.n. İngilizce’de ‘predilection’, lehimize olan şeyleri sezgisel olarak hissedebilme yetisi).

3. Son olarak Corvus takımyıldızı Apollo’nun Yunan mitolojisindeki kutsal kuşunu temsil eder. Kupa ile birlikte Karga Hydra takımyıldızının bir bölümünü temsil eder. Her ikisi de daha küçük takımyıldızları olup Hydra’nın daha büyük bölgesinde yer alır. Zodyak’ın 3 burcu olan Yengeç, Aslan ve Başak’ın üzerinde yayılan bir yüzeyde yer alır. Karga su elementi, suyun özellikle yağmurun bulunmasıyla, aynı zamanda Mars ve Satürn gezegenleriyle ilişkilendirilir.

*
Kadın ve Tavuskuşu

Jüpiter-Güneş’in ablası olan ve Hera adıyla da bilınen Juno Ay’ı, Yaratılış’ın zenginliğini temsil eder. Havanın yaşam gücü ve doğurganlığını sembolize eden Juno suyun nemli ve buharlı doğasıyla bağlantılırıdr: Cıvalı Sular. Juno’nun suyula olan ilişkisi ‘içimizdeki vizyon’la bağdaştırılabilir. Cıvalı Sular olarak Juno saf havada tutulan ‘Ateşli Sülfür’ olan Jüpiter’e katılıp, simyacı-filozof tarafından uzun bir zamanda hazırlanan ‘İlk Toprak’ın çözülmesine YOĞUN bir şekilde iştirak eder.
Tavuskuşu Juno’nun totemidir. ‘İçimizdeki vizyon’un temsilcisi Juno’nun tüylerindeki gözler yaşamın tüm alanlarındaki mutlak vizyonu sembolize eder. Jüpiter ise ‘Zihnin Ateşli Doğası’dır. Her ikisi de filozofun şüphelerinin çözümlenmesine odaklanan öz-gözlemde buluşur. Madde dünyası yanıltıcı olabilir, bu noktada öz-gözlem gördüklerimizi bir filtreden geçirir. Bu katarsis (arındırma) felsefi çalışmanın kalbinde yer alır. Burada sürekli odağı ve ilgiyi kendine çeken sabit bir kutup gibi hareket eden Gerçek simyacı-filozofun çabalarını korur ve yönlendirir, kendisine her zaman tazelenen bir ilgi bahşeder. Bu, sürecin bu noktasında ortaya çıkan ‘ışıktan pırıltılar’la karşılaştırılabilir. Bu hal ‘ışıldayan derin kucaklaşmanın çok renkliliği’ ile de bilinip tavuskuşunun sergilenen kuyruğu ile sembolize edilir… Bunun gerçekleşmesi kişin gelişimine dair geçerli bir işarettir: Harika bir alamet!
‘Yıldızlara ulaşmak üzere saf ve hazır olan, yeni yapraklar çıkaran taze bir bitki gibi yenilenmiş bir halde kutsal sudan geliyorum…‘ ‘İlahi Komedi’deki Dante, araftaki dağya çıktıktan sonra.
***
Kuş Sembolizmi konusuna yeni yazılar eklenecektir 🙂

Bir yanıt yazın