Aktarım Çemberi: Yaşayan Dokuma
Ruhu Yetiştirmek: Via-Hygeia’nın Canlı İletimi Üzerine Bir Sohbet
Görselin Açıklaması: Kökleri zamanın izlerini taşıyan heybetli bir zeytin ağacı, bir dokuma tezgahının canlı ipliklerine dönüşerek aşağıya uzanır. Sabırlı eller altında kadim bilgelik, ışıldayan bir duvar dokumasına dönüşür: Yunanca philosophía kai téchnē (φιλοσοφία καὶ τέχνη), tefekkürü zanaatla birleştirir; Çince qīngjìng lián xīn (清净莲心), lotus kalbin saflığını çağrıştırır; Arapça nūr ʿalā nūr (نور على نور), ışığı ışığın üzerine katmanlar; Almanca Bildung des Herzens, kalbin içsel inşasına çağrıda bulunur; ve Fransızca Transmission vivante, canlı iletim görevimizi tasdik eder. Sıcak ve tefekkürlü bir ışıltıya bürünen bu sessiz emek, dağınık mirası kesintisiz bir bütüne dönüştürür; böylece bilginin mülkiyeti değil, insan ruhunun geleceğine sadakatle devredilmesi ve emanet edilmesi sağlanır.
*
Bu, bir kurumun açılışı değildir. Bu, bir sohbetin başlangıcıdır—özellikle o eski Türkçe kelimelerdeki niteliği taşıyan bir sohbet: sohbet, kalplerin arkadaşlıkla cilalandığı buluşma; ve muhabbet, biçimi sıcaklıkla dolduran sevgi dolu söz.
Yıllarca Via-HYGEIA Bibliyoterapisi olarak bilindik. Bu isim bir yöntemi tarif ediyordu—doğru metni doğru ana eşlemek—ve bize iyi hizmet etti. Ancak bir yöntem, bir ev değildir. Bu kavşakta dururken, birlikte yeşerttiğimiz şeyin terapötik bir hizmet değil, canlı bir çember olduğunu idrak ediyoruz. Bu nedenle yeni bir bölüm açıyoruz: bu bir marka değişikliği değil, zaten canlı olanın isimlendirilmesidir. Biz, Via-HYGEIA İletim Çemberi oluyoruz.
Bir çemberin ne başı vardır ne de sonu; yalnızca bir merkezi vardır (o da metnin kendisidir) ve bir sıcaklığı vardır (o da sohbetin kendisidir). Ancak buradaki sohbetin üç katmanı vardır:
- Sohbet (The Conversation): Yabancıyı karşılayan, İngilizce açılan kapı.
- Sohbet: Eski Türkçe arkadaşlık disiplini; kalplerin huzur ve sabırla cilalandığı buluşma biçimi.
- Muhabbet: Biçimi dolduran sevgi, kalbin özü; çemberi bir toplantıdan ziyade bir ev haline getiren sevgi dolu söz.
Biz sohbette toplanır, muhabbetle konuşuruz.
Küçüğüz. Geçiciyiz. Gönüllü emek, özel kaynaklar ve özlerin sevgisiyle çalışıyoruz. Bu metinlerin tek bekçisi olduğumuzu iddia etmiyor, yokluk uyarısı yapmıyoruz. Bu el yazmaları imparatorluklara meydan okudu; bize de meydan okuyacak. Bizim görevimiz, sadece kendi neslimizde ipliği gergin tutmak, onu temizce aktarmak ve onu tanıyanları aramıza katmaktır.
Eşim Nalan ve ben, bu yetiştirme hayatını Türkiye’de paylaşıyoruz. Nalan, şehrin nabzı içinde sükunet arayanlar için eğitimler, koçluk ve yaratıcı drama sunan Urban Blend‘i yönetiyor. Birlikte, hermetik geleneğin bir müze parçası olarak değil, canlı bir yönelim olarak uygulandığı Scola Hermetica‘yı yürütüyoruz. Bibliyoterapi—şimdi İletim Çemberi—benim özel işim olmaya devam ediyor: doğru metni doğru ana eşleme sanatı. Ancak tüm bunları birleştiren şey terapi değil; yetiştirmedir: canlı iletimlerin kök saldığı bir bahçenin sabırla gözetilmesi.
Raftaki bir kitap, uyuyan bir şeydir. Sohbetteki bir metin ise uyanıktır. Canlı iletim, İbn Masarra’nın bilgeliğinin, Xiuzhen Baochuan‘ın içsel zanaatının ve Jacob Boehme’nin teozofisinin cam arkasında korunmadığı anlamına gelir. Onlar, bir arkadaş çemberinde elden ele dolaşan bir çay fincanı gibi geçer; içenin, ev sahibinin onun adına tadamayacağı bir tadı alacağı bilinciyle.
Yunanlılar ve Romalılarla başlamamız bir temel iddiası değil, dikkat gramerini öğrenme arzusuydu. Hristiyanlık, İslam ve Doğu felsefelerine yönelmemiz toprak fethetmek için değil, aynı kokuyu farklı kaplarda tanıdığımız içindi. Rüyalar üzerine Aristo’yu okuyup sonra Suhrawardi’ye dönen arayıcı, tarih çalışmaz; o, insanın Hakikat karşısında nasıl durduğuna dair binlerce yıldır süren bir sohbete girer.
Tezgah, çalışmamızın gerçek imgesidir. Klasik kökleri—Aristo, Plutarch ve rüya ile kehanet üzerine Helenistik incelemeleri—yetistiririz; üstün oldukları için değil, onlar olmadan sonraki seslerin gürültüye dönüşeceği bir gramer oldukları için. Doğu sahasını gözetiriz; burada Xiuzhen Baochuan‘ın şerhli okuması, sıklıkla wellness trendlerine indirgenen bir Daoist el kitabının titizliğini yeniden tesis eder.
İslam ve Rusya köprüsünü tutarız; Henry Corbin’in Suhrawardi üzerine çalışması, Fakraddin er-Razi, Ivan Lopukhin ve Ouvaroff’un sesleriyle yankılanır; hepsi Doğu ve Batı’nın buluşmasından bahseder—bu, çağımızın henüz çözemediği bir aidiyet sorusudur.
Batı koruluğunda, Francis Warrain ve Christine Thouzellier’in ayık Katar araştırmalarının hafızasını gözetiriz; Jacob Boehme’den Hadrian von Mynsicht, Hendrik Niclaes, Johanna Eleonora Petersen, Gottfried Arnold ve Samuel Richter’e uzanan Boehme soyunu yetiştiririz; ve Kanal’ın ötesinde Thomas Vaughan, John Pordage ve Thomas Bromley, kalbin içsel simyası üzerine ulus-ötesi diyaloglarını sürdürürler. Biz bu isimleri toplamıyoruz. Biz onların ilişkilerini yetiştiriyoruz.
Çember; meraklılara, arayıcılara, yol arkadaşı yetiştiricilere, sınırlar ötesi aile benzerlikleri gören bilginlere ve İbn Masarra’da her zaman duyduğu ama hiç adlandıramadığı bir sesi bulan yalnız okura açıktır.
Eski anlamda kurumsal ortaklar aramıyoruz. Sohbet için yol arkadaşları arıyoruz.
- Kültür Kurumları: Eğer bu çevirileri bir diplomasi değil, kültürel dostluk eylemleri olarak görüyorsanız, çembere bir hediye olarak bir ipliği sponsor olmaya davetlisiniz.
- Akademisyenler ve Yayıncılar: Tutarlı yorumlamadan eleştirel scholarship’a doğru ilerleyen, toprağı hazırlayan yol arkadaşları olarak iş birliğine davetlisiniz.
- Kütüphaneler ve Arşivler: Biz elimizi çektiğimizde bile yetiştirme devam etsin diye, bu ipliklere kendi ellerimizin ötesinde bir yuva sağlamaya yardım edebilirsiniz.
- Vakıflar: Bir kurumu değil, bir zanaatı—tezgahı, bahçıvanı ve buluşmayı—himaye etmeye davetlisiniz.
- Okurlar: Eğer burada bir gıda bulduysanız, zaten çemberin bir parçasısınız. Desteğiniz sohbeti canlı tutar. Bu metinleri içerik olarak değil, birer davet olarak paylaşın. Bir arkadaşınıza söyleyin. Bir sorun getirin. Çember sayılarla değil, tanınırlıkla büyür.
Dijital bir İskenderiye hayal etmiyoruz. Zaman boyunca uzanan bir çember hayal ediyoruz—New York’ta bir öğrenci, İstanbul’da bir arayıcı ve Pekin’de bir bilginin aynı metin başında birlikte oturduğu sessiz bir oda; tarihin çalışılmadığını, canlı bir iletime katılındığını anladıkları bir oda.
Sınırlarımızın farkındayız. Son söz biz değiliz. Biz tezgahdaki şu anki eliz ve biliyoruz ki bir gün başka bir el mekiği bizden alacak. Bu bir başarısızlık değil. Mesele zaten budur. İplikler toplandı. Bahçe gözetildi. Kupa hazır.
Burada yayınlanan her eser, bir sohbeti başlatmak niyetindedir. Bu sohbetler özel alanlarda, Scola Hermetica içinde veya çevrimiçi bir okuyucunun sessiz yanıtında yeşerebilir. Artık bu seslerin buluşacağı bir yer var: Soruları yanıtladığımız, merak edilen konuları keşfettiğimiz ve bu metinlerin gerçekten duyulduklarında nasıl konuştuklarını dinlediğimiz bir diyalog alanı sunan, yakında hizmete girecek sade bir WhatsApp topluluğu. Buna ek olarak, meditasyonlar ve tematik tartışmalar gibi etkinlikleri içeren aylık Zoom buluşmaları da yapılacaktır. Bu büyük bir forum değil; halihazırda oluşmakta olan topluluğumuz için dijital bir ocaktır. Katılmak isterseniz, hoş geldiniz. Kapı açık.
Gelin, sohbete katılın!
— Via-HYGEIA Ekibi

***

Bir yanıt yazın