Skip to main content

Sayın Gurdjieff: Besin Hakkında

Mister Gurdjieff, on a road trip near Lascaux, France, in 1949.

*

Çeviri: Nalan Özkan Lecerf

1.Alıntı: ‘Organizmanın yaşamını korumak, psişik çalışma, bilincin daha yüksek işleyişi ve daha yüksek bedenlerin gelişimi için gerekli olan tüm maddeler (ç.n. örneğin protein) organizma tarafından dışarıdan nüfuz eden gıdadan üretilir. İnsanın organizması üç tür besinle beslenir:

1.Yediğimiz sıradan yemek.
2.Soluduğumz hava.
3.İzlenimlerimiz.

Havanın organizma için farklı bir besin teşkil ettiği konusunda hemfikir olmak zor değil. Ancak izlenimlerin ne tür bir besin olabileceğini anlamakta ilk başta zorlanılabilir. Ancak ses, vizyon, koku gibi dışarıdan aldığımız her izlenimle belirli bir miktarda enerji, belirli bir sayıda titreşim karşıladığımızı hatırlamalıyız; bedene dışarıdan nüfuz eden bu enerji yemektir. Üstelik madde olmadan enerji iletilemez. Harici bir izlenim harici enerjiyle birlikte organizmaya giriyorsa, organizmayı besleyen harici madde (ç.n. örneğin protein) de giriyor demektir.

Organizma kendi normal varoluşu için üç tür gıdayı – fiziksel yemek, hava ve izlenimleri – alması gerekir. Organizma sadece bir, hatta iki tür besinle var olamaz, üçü de gereklidir. Ancak bu besinlerin bir biriyle olan ilişkisi aynı değildir. Organizma taze fiziksel gıdanın sağlanmamasıyla nispeten uzun bir süre yaşayabilir. Organizmanın canlılığından hiçbir şey kaybetmediği ancak yemek yemeğe başladığı anda kendine gelen altı günlük açlık durumları bilinir. Bu, tam tamına bir açlık değildir, çünkü bu sahte açlık durumlarının hepsinde insanların su içtiği bilinir. Buna rağmen insan su almadan da birkaç gün yaşayabilir. Hava olmadan ancak iki üç dakikayı aşmayacak şekilde hayatta kalabilir; kural olarak bir insan dört dakika havasız kaldığında ölür.

İzlenimler olmadan insan bir an bile yaşayamaz. İzlenimlerin akışı bir şekilde durdurulsaydı veya organizma izlenim alma kapasitesinden mahrum edilseydi anında ölürdü. Dışarıdan edindiğimiz izlenim akışı bir kayış gibi olup, bize hareket sunar. Bizim için temel motor doğadır, bizi çevreleyen dünya. Doğa izlenimlerimiz aracılığıyla sayesinde yaşadığımız, hareket ettiğimiz ve varoluşa sahip olduğumuz enerjiyi aktarır. Bu enerjinin girişi durdurulursa makinamız anında duracaktır.

Buna göre üç besinin en önemlisi izlenimler olup, insanoğlunun uzun süre sadece izlenimlerden yaşayamadığı aşikârdır. İzlenimler ve hava sayesinde insan biraz daha var olabilir.

İzlenimler, hava ve fiziksel gıda organizmanın normal, dönem sonuna kadar yaşamasını ve sadece yaşamın korunmasına değil, daha yüksek bedenlerin yaratılış ve gelişimine ihtiyaç duyulan maddelerin (ç.n. örneğin protein) üretilmesini sağlar.’

*

2.Alıntı: “Günün birinde Gurdjieff grubumuzun vejeteryanları görüşlerini şiddetle savundukları, hararetli bir tartışmanın tam ortasına denk geldi. Aralarında bir bankacının karısı, Bayan N. vardı. Aslında bu kadın bir vejeteryan değildi; ancak fark edilmek için durmaksızın konuştu ve her şeye dâhil oldu. Eksantrik görüşlerini dile getirmek veya son derece orijinal olduğunu düşündüğü fikirlerini savunmak için hiçbir fırsatı kaçırmıyordu.

‘Gyorgi Ivanovich’, dedi, ‘Beslenmek için hayvanları öldürmemiz gerekmiyor, öyle değil mi? Tamamen tahıl, süt, meyve ve sebzeyle yaşayabilir miyiz?’

‘Evet’, diye cevap verdi Gurdjieff, ‘bu mümkündür, çünkü insanın fiziksel ve ruhani yaşamı için ne gerekiyorsa bitki âleminde bulunur.’

Bayan N. ışık saçıyordu. ‘Gördünüz mü’, dedi diğerlerine, ‘Haklıydım!’.

‘Evet’, dedi Gurdjieff. ‘İnsanın varoluşu sadece ruhani yaşamla sınırlı olsaydı haklı olurdun, ancak ağır fiziksel çalışmayı gerektiren veya soğuk bir iklime sahip olan veya yenilebilir bitki bulunmayan ortamlarda et gereklidir. Ayrıca köpek dişlerimiz ve bunun yanı sıra başka biyolojik özelliklerimiz eti sindirmek için sindirim sistemimizin doğa tarafından adapte edildiğini gösteriyor. Hayvani et hem organizmanın yoğun çalışması hem de soğuk iklimlerde normal ısıyı korumak için gereksinim duyduğumuz tüm maddeleri (ç.n. örneğin protein) sunar. Dolayısıyla haklısın, ama aynı zamanda değilsin.’

Gurdjieff’in hoşgörüyle bezenmiş bir tarafsızlıkla görüş alışverişlerimizin bakış açısını genişlettiği bu anları özellikle seviyordum.”

*

3.Alıntı: ‘Gurdjieff’in öğretisinden etrafımızdaki her şeyden, tüm seviyelerde karşıladığımız her şeyden besin aldığımız aşikârdı. Ancak izlenimler-besini her şeydir: Aktivitelerimiz, çevremiz, kişisel ilişkilerimiz, hislerimiz, düşüncelerimiz, soluduğumuz hava ve fiziksel gıdamız.

Gurdjieff izlenimler yoluyla neyi elde edersek o ‘ol’duğumuzu söylerdi. Ayrıca insan ilişkileri, iş, hobi, okuma, yenilebilir yemek dâhil bu farklı izlenimler-besinlerinden elde ettiğimizin niteliğini anlamak üzere çalışmamız ve bu kritere göre ayrıştırmayı öğrenmemiz gerektiğini ifade ederdi.

Gurdjieff yoğun bir dikkatin bizden oldukça fazla enerji ve madde (ç.n. örneğin protein) aldığını belirtti. Ve vitamin açısından zengin ve besleyici olan en iyi enerji besinlerini yememiz gerektiğini. Ayrıca fikir, algı, his, imge, duyumsama ve eylemlerle gelen izlenimler aracılığıyla elde ettiğimiz daha süptil ‘besin’i de anlamamız gerektiğini ekledi.’

***

Kaynak: 1.Alıntı: ‘Fragments of an Unknown Teaching’, Piotr Demianovitch Uspenskii tarafından kayıt altına alınmıştır. 181-182. sayfa, baskı Penguin Arkana. 2.Alıntı: ‘Gurdjieff, a master in life’. Tcheslav Tchekhovitch’ın anılarından. Baskı Dolmen Meadow. Toronto. 36-37.safya. 3.Alıntı: ‘Becoming conscious, with G.I.Gurdjieff’.’ Solange Claustres. Baskı Eureka. 72-73.sayfa.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.

ReCAPTCHA doğrulama süresi sona erdi. Lütfen sayfayı yeniden yükleyin.

TÜM HAKLAR SAKLIDIR VIA HYGEIA 2022