Beliz Demircioğlu İnanç
İstanbul Kadıköy’de doğdum. 6 yaşımda kendi isteğimle bale derslerine başladım. İçimde dans etmeye dair çok yoğun bir sevgi hissettim. Bu sevgiyi balenin çerçevesinin içerisinde yaşamaya başlayınca, hiç yorulmadan büyük bir bağlılık ve disiplinle yoğun bir tempoda çalıştım uzun yıllar. Emel Alper’in kurduğu Dans Akademik’te modern dans dersleri eklendi balenin yanına. Sonrasında New York Üniversitesi Tisch School of the Arts Fakültesi’nde klasik bale ve modern dans okudum. Kalıplar içerisinde dansı tecrübe etmek, bir süre sonra ‘Ben neden hareket ediyorum, beni hareket ettiren nedir?’ sorusuna cevap veremememe sebep olunca, doğaçlamanın ve üretmenin beni derinden etkileyen alanlar olduğunu fark ettim. Mecralar arası çalışmak hep içimden gelen bir yaklaşımdı. Üniversiteyi bitirince, aynı fakültedeki kodlama, interaktif tasarım gibi farklı derslerin verildiği İnteraktif Telekomünikasyon Mastır Programı’na burslu kabul edildim. Dünyanın farklı yerlerinden gelen, kendi konusunda uzman, yaratıcı düşünen ve birlikte üretmeye odaklanan kişilerle çalışma imkanı buldum. Burada tezim için ürettiğim Ghana’daki temiz su bulma sorunları konusundaki farkındalığı arttırmaya yönelik olan interaktif enstalasyonlar Birleşmiş Milletler’in New York merkezinde Kofi Annan’ın açılışını gerçekleştirdiği bir sergide sergilendi. Bu proje üzerine çalışırken kendi merkezini hissedemeyen ve onunla ilgilenmeyen kişinin başkalarına destek olma, eşlik etme terazisinin ne kadar bozulduğunu anladım. Yine mastır programında yaptığım bir proje Mikhail Baryhsnikov’un ilgisini çekti. Kendisinin yeni açmakta olduğu sanat merkezinde projem üzerine çalışma ve sahneleme imkanı buldum.
Bir süre sonra Türkiye’ye dönmeye kararı verdim. Aylin Kalem’in davetiyle İstanbul Bilgi Üniversitesi Sahne Sanatları Alanı’nda ders vermeye başladım. Aynı zamanda yine Aylin Kalem ile birlikte (boDig) Beden Odaklı İfadeler Girişimi Derneği’ni kurduk. Birlikte Avrupa Birliği ortaklıkları da kurduğumuz sanatsal projeler gerçekleştirdik. Yurtdışında projeler tasarlamanın yanı sıra Türkiye’de 14 farklı ülkeden 51 farklı sanatçıyı ağırladık.
Sanatın terapötik etkilerini daha derinden anlamak ve araştırmak için İsviçre’de European Graduate School’un Sanat ve Sağlık Fakültesi’nde Dışavurumcu Sanat Terapisi üzerine doktora yaptım. Dışavurumcu sanat; görsel sanatlar, hareket/dans, drama, müzik, metin üretimi ve diğer yaratıcı süreçleri harmanlayarak derin bir kişisel gelişimi besleyen bir yaklaşım. Sanatsal süreçleri ve bu süreçlerin bir formundan diğerine akışı kullanarak, kendi içimizdeki iyileşme, netlik, aydınlanma ve yaratıcılık kaynaklarına ulaşmamızı sağlamayı hedefliyor.
Sanat bazlı araştırma yöntemlerini kullanarak doğaçlama üzerine derinleştiğim doktora tezim Summa Cum Laude derecesine layık görüldü ve Jessica Kingsley Publishers tarafından ‘Improvisation in the Expressive and Performing Arts: The Relationship of Shaping and Letting-go’ başlığıyla İngiltere ve Amerika’da yayınlandı.
Berrak Yedek ile çocukluğumdan bu yana farklı şekillerde devam eden çalışmalarımız sayesinde, kendisinin oluşturduğu Somatik Diyalog tekniğinin oluşumuna tanık olma ve eşlik etme imkanı buldum. Somatik diyalog, kişinin kendi vücudu ve hareket kabiliyetini algılamasına imkan sunan yumuşak ve ılımlı bir pratik.
İstanbul’da Fulya Kurter Musnitsky’nin kurduğu Dışavurumcu Sanatlar Enstitüsü’nde, Prag’da Berrak Yedek’in kurduğu Somatik Diyalog Kolaylaştırıcılığı Eğitim Programı’nda ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Sahne Sanatları Alanı’nda ders vermekteyim. Ayrıca ISMETA’ya (International Somatic Movement Therapy and Education Association) kayıtlı somatik hareket terapisti / eğitmeni olarak birebir seanslar ve grup çalışmaları yapmaktayım.
İki oğlum ve eşim Emir ile Moda’da yaşıyorum. Tasavvufu beni esnek bir şekilde köklendiren ana öğreti olarak hissediyorum.
Via Hygeia bünyesinde sunduklarım:
- Somatik diyalog
- Dışavurumcu Sanat
- Hareket doğaçlaması
üzerine grup dersleri ve birebir çalışmalar.
